Sonbahardan İlkbahara
Fındık ağacı annem gibiydi
Daha dün gittiğimde sarıldı bana
Oysa ki dünya darıldı bana
Kolları uzun ve mehriban ve kahraman gibi her savaşa
Her yaşa hazır gibiydi
Ellerinde benim için saklanan
Meyve ile çiçekti
Ama cildi kurutulmuş ağacın kabuğu gibiydi
Üzüldüm ona bakarken
Ama o güldü bana
Dedi gel öpeyim seni
Ki sonbaharın hiç olmasın
Ve hep hayatın bahar dolu olsun
Nemlendi gözlerim duyunca
Ve sert sarıldım anne tekrar tekrar diyerek
Yüreğim titreyerek
Sözlerim kafi olmadı
Ama kalbimin çarpmasıyle anlattım ki
Seni seviyorum anne ama çok seviyorum
***
Yıllar mı hızlandı yahut hafızam mı yavaşladı
Ne hale geldim vücut civan, gönlüm yaşlandı
O çiçek ki bahardan önce dalda yaşlandı
Yazık ki onun sonbaharı şimdiden başladı
***
Davut olup ,acı nağme okuyup
Sen dahil ,bütün canlılar hayran bana
Yoksa her dilde açıklama yapıp
Hüdhüdün patronu Süleyman sana
Kendisiyle kavga etmek
Sanki girmek bir ormana
Vay ana!
Her şeyi sen al, git ,hayatın tadını çıkar
Yusufçuk ile yıldız böceği
bir tenha ormanda yeter bana